Hand-made (elde yapılmış, el işi, el yapısı)
Hand-made copper trays are expensive. El yapısı bakır tepsiler pahalıdır.
I prefer hand-made shoes. Elde yapılmış ayakkapları tercih ederim.
They sell hand-made goods at this shop. Bu dükkânda elde yapılmış eşya satarlar.